Yazara Gore Listeleme

  • Kevin Lynch
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    20,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Bu küçük ve okunabilir kitap geniş ölçekli tasarım kuramına yapılmış en önemli modern katkılardan biridir." David A. Crane, Journal of the American Institute of Planners Çoğu zaman, bir kentte yaşamanın aslında bir imgede yaşamak olduğu unutulur. O kentin caddeleri, bulvarları, kıyı şeritleri, tarihi binaları, görkemli köprüleri, alışveriş merkezleri hep bir izlenimi pekiştirir gibidirler. Üstelik bir kenti algılayış zaman içinde olduğu gibi, kişiden kişiye de değişir. Herhalde aynı olduğunu ileri sürebileceğimiz tek şey olsa olsa akla gelen sorulardır: İçinde hareketli bir yaşantının sürdüğü bir kentin yapısı tam olarak ne anlama gelmektedir? Yaşadığımız kente ilişkin edindiğimiz imge hangi duyarlığın ürünüdür? Bir yerde iki kere kaybolmak mümkün müdür? Kişisel tarihimize eşlik eden bir kent tarihinden söz etmek mümkün mü? Kevin Lynch, şehir planlamacılığının çehresini değiştiren ve bu alanda temel kaynaklardan biri olma özelliğini koruyan Kent İmgesi adlı kitabında bu derinlikli soruların karşılıklarını üç önemli Amerikan kentini, Los Angeles, Boston ve Jersey City'yi merkeze alarak arıyor. Şehir plancılarının yaptıkları değişikliklerin insanların kenti algılayışlarında ne gibi farklılıklara yol açtığından sokak görüşmelerinden çıkan sonuçlara kadar pek çok ayrıntıdan oluşan kitap, bir kentle kurulan ilişkinin aslında hiç de basit bir şey olmadığının en önemli kanıtı. Çünkü aslında içinde yaşarken fark etmiyor olsak da ne kentin kendisinin ne de sahip olduğumuz imgenin durağan olduğunu söylemek mümkün. Kafanızda yaşadığınız kentle ilgili hala bir imge yoksa, Kent İmgesi size kılavuzluk edecektir.
  • Oğuz Kuş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnternet, bireyin gündelik hayatının parametrelerim tümüyle değiştirmiştir. Sosyal medya ise ağ üzerindeki bireyleri birbirine bağlayarak çok daha etkileşimli bir dünya yaratmıştır Dijital dönüşümün sonucu olarak insanoğlu, bilgiye ulaşma noktasında hız kaydetmiş, fikirlerini dile getirebilmiş ve başkalarıyla bu fikirleri tartışa bilmiştir. Mevcut durum markaların yürüttüğü iletişim çalışmalarını da tümüyle değiştirmiştir. Bireyler artık her an iletişim kurabilecekler soyut değer yaratabilen ve bir hikayeye sahip olar markalarla etkileşim halinde olmayı tercih etmektedirler. Bu noktada içerik pazarlama, hem markayı tüketicinin gözünde uygun şekilde konumlandırmak ve bulunabilir kılmak hem de marka için bir hikaye yaratmak noktasında yeni bir bakış açısı sağlamaktadır. "İçerik Pazarlama: Dijital Dünyada Marka ve Hikaye Yaratma Stratejileri" isimli bu kitap ıçenk pazarlamaya akademik bir perspektifle yaklaşarak, marka ve hikaye yaratma noktasında nasıl katkılar sağlayabileceğini tartışmakla, içerik pazarlamaya dair pratik ıpuclan vermektedir.
  • Yasemin Işıktaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    33,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    İçindekiler Bilim, Felsefe ve Hukuk Felsefesi Hukuk Felsefesi Tarihi, Büyük Düşünce Akımları İçinde Hukuk Felsefesinin Gelişimi Problematik Hukuk Felsefesi
  • Jacquie L’Etang ve Magda Pieczka
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    15,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu çalışma aynı zamanda ikna, retorik, halkla ilişkiler gibi kavramların ortak noktalarını yakalıyor; retoriğin kökenlerine ve Antik Yunan'a giderek, retorik ve ikna arasındaki temel ilişkiyi ve bu ilişkinin halkla ilişkiler ve onun retorikle bağları hakkında bir tartışmanın halkla ilişkilerdeki ahlaki ve normatif teori üzerindeki etkilerini göstermeye çalışıyor. Eser, mevcut halkla ilişkiler kuramlarının büyük ölçüde yaslandığı sistem teorisinin geçerliliğini irdelerken; halkla ilişkilerdeki paradigmaların mücadelesinden de öz ediyor. Kitap, hem yerli hem de yabancı literatürdeki eserlerden farklılaşarak, değişik alanlardan gelen akademisyenlerin halkla ilişkiler disiplinine katkılarını biraraya getirmektedir.
  • Ahmet Büke
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    88,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayça Sıkı
    “Çöp toplamak zordur, ama kâğıt hurda toplamak daha da zordur. Çünkü kâğıt kilo tutmaz kolay kolay. Durmadan toplamak gerekir. Üstelik yağmurda çamurda hemen heba olur. Sabır ister. Bir de iyi arkadaş.” Çağdaş edebiyatımızın ödüllü öykücülerinden Ahmet Büke, öykülerini bu kez genç okurlar için kaleme aldı. Hüzün ile sevincin, yokluk ile umudun, acı ile dayanışmanın iç içe geçtiği Kırlangıç Zamanı’nda, hayatı göğüsleyen, sevdiklerini özleyen, her zaman çalışan ve umut eden insanları, çocukların ve gençlerin dilinden anlattı. Sait Faik Hikâye Armağanı ve Oğuz Atay Öykü Ödülü gibi saygın ödüllere değer görülen yazarın kaleminde, hayatın ve büyümenin zorluklarına dostluğun, komşuluğun, sevginin, anlayışın gücü, umudu ve güler yüzü eşlik ediyor.
  • Matt Haig
    insan sesi mp3
    11 Ayrım
    171,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ece Günal
    Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir. Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi. Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor. Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap. “Matt Haig insanlık halleriyle, onun aydınlık ve karanlığıyla empati kuruyor; mükemmel anlatılarını inşa etmek için renk paletinin tamamını kullanıyor.”
  • Mustafa Çevik
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    507,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt
    Akdeniz’in kaçınılmaz kaderine boyun eğmeyen kararlı bir irade, Mustafa Kemal… Kutsal bir varlık gibi gördüğü, çöl kadar derin ve gökyüzü kadar yumuşak bakışlı adama karşı kalbi sevda ile dopdolu küçük bir kız çocuğu, Fatma... Rüyasında gördüğü Peygamberimizin sağ elini Mustafa Kemal’e verdiğini söyleyerek cihat ilan eden Arap coğrafyasının en güçlü lideri Ahmet Şerif Senusi... Çölün kumları arasında kaybolacak, kurbanların kahraman olduğu en kadim destanları andıran gerçek bir hikâyeye şahit olacaksınız... Çöldeki Bozkurt, yaşamak için ölmenin gerekli olduğunu bilen ruhların; Mustafa Kemal’in romanı. “…Tobruk dışındaki Osmanlı Ordugâhı’na ulaştıklarında bir heyecan dalgası koptu; tatlı, fısıltılı uğultular halinde yayıldı. Bu gamlı yalnızlığın ortasında Mustafa Kemal, coşkun bir haykırış gibi yükseldi. Akdeniz’in yüzüne serilen köpüklü dalgaların coşkusu düştü yüreklere. Korkulu gözlerin pusu, taş basılı bağırların yası gitti. Çölün masmavi aydınlatan ışığıydı Anadolu’dan gelen Bozkurt. Dünyadaki bütün denizlerin güzelliği ve o denizlerin üstünde yansıyan bütün güneşlerin sıcaklığı vardı gözlerinde…”
  • Nazan Bekiroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    73 Ayrım
    1416,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sibel Sevgi
    Kusurlu bir sikke elden ele, keseden keseye geçerek bütün Roma’yı nasıl dolaşır? Hikâyeyi hikâyeye, yolu yolcuya, rüyayı rüyete, yedi kişiyi erdemli bir köpeğe nasıl bağlar? Gölgelerin mağarasına dönen haberci her defasında niye taşlanır? Kehribar Geçidi, MS 300’lü yıllarda İmparator Diocletianus Roma’sında bu sorulara cevap arıyor. Okuyucularını Forum’un, Colosseum’un, Senato’nun, Tiber ırmağının, Şifa Tapınağı’nın, sonradan kaybedilmiş veya hiç edinilmemiş özgürlüklerin, hitabetin, yazmaların, lâhitlerin, şifalı otların, kurtların kuşların, dağların, en dehşetli dövüşlerin, toga picta’nın ve dikenli deniz salyangozlarının arasında uzun bir yolculuğa davet ediyor. Berrak fakat derin dili, karakterlerinin canlılığı, olaylarının sürükleyiciliği, dönemsel detaylarının zenginliği, can yakıcı meselelerinin her daim geçerliliği ile tarihin özel bir noktasından çekip çıkarılmış olsa da evrensel insanlık hallerine dair söyleyecek sözü olan destansı bir başyapıt. Sekiz yıllık bir emeğin sonucu. “Sanki ölmüşüz de bu dünyadaki günlerimizi anarak konuşuyoruz seninle. Sanki bu dünyadaki yaşamımız bitmiş de biri, bütün dertlerimize dönüp şöyle bir bakalım diye omuzumuzu okşar gibi. Bitti artık, geçti, der gibi.”
  • Nihan Kaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    541,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    “İnsan, olma arzusudur.” demişti Sartre. Peki nasıl? Ve bunun yüzmeyle ilişkisi ne? Bu kitap, yüzmeyi bilenler ve yüzmeyi bilmeyenler için. Yüzme, psikolojik açıdan ne anlama geliyor? Yaşamasını öğrenmek neden yüzmesini öğrenmeye benzer? Yüzmeyi öğrenmiş ya da öğren/e/memiş olmamız bizimle ilgili neyi gösterir? Bu durum bizi nasıl etkiledi ve etkiliyor? Ebeveynlerimizin yüzmeyi öğrenmemizle ilgili düşünceleri ve bizim bu konuya bakışımız bizi farkında olmadan nasıl şekillendiriyor? Yaşamayı öğrenmek ile yaşamasını öğrenmek neden farklı? Bu kitabı okuduktan sonra, yüzmeye ve yüzmemeye bir daha asla eskisi gibi bakamayacaksınız.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    61,67 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: EEEh Dergi gönüllü ve yazarları
    Bu sayı burunlarımıza varlığını olması gerektiği gibi hissettirmekte olan güzelim sonbaharın kokusunu getirmeye devam edecek . Ama bu kez bu mevsime bambaşka bir bakış açısıyla bakıyor, sonbaharın tazelenmeye hazırlık olduğuna dikkat çekercesine umut verici gelişmelerle başlıyoruz. Biliyorsunuz, muhteşem bir festival sürecinden geçtik Ekim ayında. Festivalimizi ziyaret edemeyenler mutlaka vardır ve merak ediyordur nasıl geçtiğini. Bu merakı giderecek olan yazarımız Canan Çam Yücel, festivalimizin tüm coşkusunu sayfalarımıza taşıyor. Festivalimizde de varlığını gösteren From Your Eyes uygulaması üzerine Zülal Tannur ile yazarımız Nurşen Korkmaz’ın yaptığı röportajla devam ediyoruz. Hazır konu yapay zekâya gelmişken konuk yazarımız Sarper Arıkan’ın “Düşünceden Görselliğe” adlı yazısından bahsetmek uygun olmaz mı? Bu sayıda yazarlarımız konu bütünlüğüne o kadar uygun yazıyor ki tanıtıma yazacak pek de bir şey kalmıyor. Konu görsellikten devam ediyorken Burak Sarı’nın son derece içten yazılmış “Körlerin Şarkısı” yazısı ile devam edelim. Sonbahar demişken onun hüznü bir yerden bulaşmasa gerçekçi olmaz değil mi? Hüzün de hayatın bir parçası ne de olsa. Ama yine de sert bir geçiş yapmamak için Dilek Başar Açlan’ın başlıktan da anlaşılacağı gibi hâlâ umudun çeşnisiyle bezenmiş olan “Görme Engelsiz” ile yolculuğumuzu sürdürelim. Şimdi de bir tür iç dökme hâlini amaca yönlendirmeye çalışan Eylem Yurtsever’in sorusuna anlam verebilmek için “Sifonun Sesini İşittiniz mi?” başlıklı yazısını okuyabiliriz. Biliyorsunuz, bu dergi artık Ali Çolak ve çevirileri olmadan olmuyor. Bu defa da yazarımız “Doğum Günü Kutlaması” ile kör bir annenin mücadelesine tanık olmamızı sağlıyor. Anlaşılan yazarlarımız ebeveyn ve çocuk ilişkileriyle mesailerini bitirmemiş. Gülcan Altun, “Kadın mıyım Engelli mi?” isimli yazısıyla bizlerle dertleşiyor. Acaba bu dünyada en çok avukatlar mı adalet arıyor? Yine de bu defa başka, dergimizin deneyimli ve bizce son derece sabırlı avukatı Sevgi Mart Göcen, bu kez onunla aynı sorunu yaşayanlar ve kendisi için arıyor adaletini “Adaletim Nerede!” yazısı ile. Son olarak Engin Yılmaz’ın GETEM sertifika töreni hakkındaki yazısıyla veda edeceğiz size. Evet… Sizleri umuda sevk eden, düşündüren bir sayı olmasını hedeflediğimiz bu sayıda okuyacak yazı kalmamış olabilir. Ama umarız önümüzdeki sayıda gelecek yazıların beklentisi şimdiden zihinlerinizdedir.

Sayfalar