Yazara Gore Listeleme

  • Suhas Kshirsagar ve Michelle D. Seaton
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    770,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Keskin
    Sorun sizde değil, günlük planlamanızda! Gelişen bilimin ortaya çıkardığı bir şey var ki vücudumuz; hücresel boyutta, 24 saatlik aydınlık ve karanlık döngüsüyle bağlantılı. Bu araştırmalara göre ne yediğiniz kadar ne zaman yediğiniz, ne kadar uyuduğunuz kadar ne zaman uykuya daldığınız ve ne kadar egzersiz yaptığınız kadar ne zaman egzersiz yaptığınız da önemli. Eğer bu kitabı okuyorsanız, bu şikâyetlerin size tanıdık geldiğini tahmin edebiliyorum. Modern zamanların getirdiği 7/24 bağlantılı çalışma hayatları yüzünden çoğumuz, sürekli olarak kendi yarattığımız bir jet lag durumunun içinde yaşıyoruz; vücudumuzun doğal ritmine uyumsuz saatlerde uyuyor, yemek yiyor ve spor yapıyoruz. Size iyi bir haberim var, hastalarıma da söylediğim gibi: Sorun sizde değil, planlamanızda! Kilo vermenin, enerjik olmanın, geceleri iyi bir uyku çekmenin çok daha kolay bir yolu var. Vücudunuzun saatlerine karşı gelmek yerine ona uygun bir planlama yaratırsanız, sağlığınız ve hayatınızdaki değişimleri göreceksiniz. “Herkesin günlük programını etkileyebilecek bir konu olması sebebiyle, Dr. Kshirsagar’ ın bu kitabı ve kronobiyoloji hakkındaki derin bilgi birikimi, öz bakımın evriminin daha da hızlanacağı bir geleceğe işaret ediyor.”
  • Ahmet Şimşek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    492,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Bilindik sularda yüzmek, yeni ve hâkim olmadığımız alanlarda çalışmaktan daha güvenlidir. Bu güven duygusu tek bir disiplin içinde kalmanın konforu ve tanıdıklar arasında olmanın rahatlığından kaynaklanır. Buna bir nevi araştırmacı ve hatta tarihçi muhafazakârlığı da denebilir. Belli bir konuya yaklaşım biçimlerimizi illaki tek bir disiplin çerçevesinden takip etmek zorunda olmadığımızı bilmeliyiz. Çoklu imkanlar üzerinden düşünme pratiklerini oluşturacak ve farklı disiplinlerin yardımı ile daha kompleks analiz metotlarını geliştirecek yolları düşünmek, tarihsel bir problematiği araştırmanın ön koşullarında biridir. Tarihçilikte Disiplinlerarasılık: Fırsat mı, Sınırlılık mı? Çoğu kez herkesin teoride hemfikir olduğu tarihçilikte disiplinlerarasılığın, “neden” ve “nasıl”ını tartışıyor. Alman Tarih Okulu, Fransız Annales Okulu, Bölge Çalışmaları, Karşılaştırmalı Tarih, Global Tarih gibi ana yaklaşımların da tartışıldığı bu kitabın Türkiye’deki tarih yazımının zenginleşmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Kitaba Yazılarıyla Katkı Veren Yazarlar: İlhan Tekeli - Güneş Işıksel - Gülsüm Tütüncü - Neslihan Ünal - Abdulhamit Kırmızı - Yunus Koç - Özlem Çaykent - Ali Mıynat – Ahmet Şimşek - Zafer Toprak
  • Herman Paul
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    360,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Veziroğlu
    Tarih Teorisi, romanlardan tablolara, müzikten siyasi tartışmalara kadar pek çok örneği içine alarak bu hareketli araştırma alanına taze, açık seçik ve sağlam temelli bir giriş yapmak isteyenler için ideal bir çalışma. Kitap; tarihin ne olduğu, insanların geçmişle nasıl bağ kurduğu ve geçmiş tarafından nasıl şekillendirildiklerine dair tartışmalara okuru ustalıkla çekiyor. 11 tematik bölüm boyunca, Herman Paul şu konuları tartışıyor: Tarih, hafıza ve travma Tarihsel tecrübe ve anlatı Tarihin ahlaki ve siyasi boyutları Tarihsel akıl yürütme ve açıklama Hakikat, inandırıcılık ve nesnellik. Tarih Teorisi, tarih teorisinin profesyonel tarih çalışmalarıyla sınırlı olmadığını, otobiyografi yazımı, kültürel miras ve geçmişle ilgili siyasi anlaşmazlıkları anlamak için değerli araçlar sunduğunu ikna edici bir şekilde ortaya koyuyor. Bu kitap, bazı temel meselelere daha dikkatle odaklanmayı sağlayan metin kutularıyla birlikte, tarih teorisi alanında dolaşırken size yoldaşlık edecek çekici, erişilebilir ve güncel bir rehber. Tarih dediğimizde bir yandan olayların seyri anlamına gelen historia res gestae’yi öte yandan insanların olayların seyriyle ilgili anlattığı hikayeler anlamına gelen historia rerum gestarum’u Türkiyeli okurun zihninde anlamlandırıyor. Bugüne kadar tarih yazımı mı, tarih felsefesi mi? sorunun yanıtı Türkçe literatürde hiç bu kadar açık, sade ve anlaşılır yazılmadı. Herman Paul, tarihin, tüketimin bir parçası haline geldiği bu günlerde tarihin nasıl yazıldığını ustalıkla ortaya koyuyor ve tarih okurlarının tarihsel okuryazarlığına katkılar sunuyor.
  • Veysel Bozkurt
    insan sesi mp3
    14 Ayrım
    471,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İstanbul Üniversitesi Öğrencileri
    Bu kitap Harun Arpacı tarafından Çocuk gelişimi Bölümü kapsamında seslendirtilen İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'ne ait Anatomi ders kitabıdır.
  • Sema Karakelle
    insan sesi mp3
    14 Ayrım
    580,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İstanbul Üniversitesi Öğrencileri
    Bu kitap Harun Arpacı tarafından Çocuk gelişimi Bölümü kapsamında seslendirtilen İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'ne ait Anatomi ders kitabıdır.
  • Recai Coşkun-Remzi Altunışık-Engin Yıldırım
    insan sesi mp3
    8 Ayrım
    354,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İstanbul Üniversitesi Öğrencileri
    Bu kitap Harun Arpacı tarafından Çocuk gelişimi Bölümü kapsamında seslendirtilen İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'ne ait Anatomi ders kitabıdır.
  • Osman Coşkun
    insan sesi mp3
    8 Ayrım
    390,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İstanbul Üniversitesi Öğrencileri
    Bu kitap Harun Arpacı tarafından Çocuk gelişimi Bölümü kapsamında seslendirtilen İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'ne ait Anatomi ders kitabıdır.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    390,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İstanbul Üniversitesi Öğrencileri
    Bu kitap Harun Arpacı tarafından Çocuk gelişimi Bölümü kapsamında seslendirtilen İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'ne ait Anatomi ders kitabıdır.
  • Ece Erdoğuş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    191,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    “Eeee... Bekliyorum,” dedi Evren. Yine gülümsüyordu. Bu gülümsemeyle tutsaklığını daha iyi anlıyordu artık Şehrazat. Pardösüsünü aldığı yere bıraktı. Az önce kalktığı sandalyeye yeniden oturdu. Evren de geniş ve üzeri yastıklarla dolu, rahat deri kanepenin tam ortasına yayılmıştı. “Anlat bakalım...” dedi. Şehrazat, sırf büründüğü rolden sıyrılabilmek için, zorla da olsa gülümsedi. İçine dolan ölüm korkusunu ezdirmemeliydi. “Peki, dinle o hâlde...” Kimbilir, belki her ikisinin de kaderini değiştirirdi hikâyelerin sihri, sırrı, sahihliği. Anlatacaktı Şehrazat. Yaşayabildiği kadar. Kelimeleri kadar. Nefesi kadar. Nereye kadar gidebilirse, nereye kadar varabilirse, o kadar anlatacaktı... Son sözlerini söyleyene değin direnecekti. Binbir Gece Masalları’nın Şehrazat’ını duymayan yoktur... Onu tasvir eden resimlere baktığınızda tüller içinde, allanıp pullanmış, yumuşacık yastıkların üzerine yan devrilmiş, keyfi yerinde bir kadın görürsünüz çoğunlukla. Peki, gerçek öyküsü bu mudur? Esasında, her gün bakire bir kızla evlenip sabahına kafasını vurduran Pers şahını birbirinden heyecanlı öyküleriyle meşgul ederek canını kurtarmaya çalışan bir kadındır Şehrazat. Kendi gibi olanlara reva görülmüş makûs talihi bir kez olsun alt etmeye çalışan, silah yerine sözcüklerini kuşanmış cabbar bir savaşçı. Ece Erdoğuş Levi, bu romanla Şehrazat’tan devraldığı mirası sayfalara taşıyıp her gün dövülen, istismar edilen, ırzına geçilen ve katledilen kadınların öykülerini anlatıyor. Ölümün soğuk özlerinin içine bakarak, benzeri hikâyelerin bir daha hiç yaşanmaması umuduyla...
  • Betül Şükür
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    436,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinem Arslan Esmeray
    "Anımsadığım tüm sözcükler anımsayabildiğim tek bir sözcüktü: Yara!" Eğer bu kitabı okurken baştan sona keder içinde bir Nilgün Marmara bulacağınızı düşünüyorsanız baştan uyaralım; yok! Çünkü onun derdi kederle değildi. O, kendini buraya ait hissetmiyordu sadece... Ece Ayhan'ın da dediği gibi dünyayla yaralıydı. Dünyayla derdi vardı. Ondan bahsederken edebiyata, şiire bakışına, eselerine, yazdıklarına bakmamak, o yarayı bütün buralarda aramayıp sadece filmin sonundaki intiharına bakmak "Doğdu ve öldü!" demekle aynıdır. Nilgün Marmara sadece doğup ölmedi. Yaşadı da. İyi bir şair ya da yazar olmak değildi derdi. Bu yüzden şiirlerini kimseye göstermedi. Sadece yazar, şair değil; eş, evlat, anne, kızkardeşti. Bu hayata dair hiçbir unvanı, hiçbir aidiyeti almak istemiyordu üzerine. Şiirlerinde varoluşun ve arayışın bütün izleri vardı. İçi boş, öylesine bir gitme isteği, bir vazgeçiş değildi ondaki ölüm arzusu... Ölümü, varolmanın başka bir boyutu olarak görüyordu. Bu kitap onun dünyasını, hayata bakışını görmek için yazıldı. Bu kitap intiharı, şair Nilgün Marmara'nın önüne koyulmasın diye yazıldı.

Sayfalar